Anlaşmaya çok yakınlar

ABD ve İran’ın 14 maddelik bir teklifte anlaşmaya oldukça yakın oldukları öne sürülüyor. ABD, Tahran’ın yanıtını beklerken, Trump “İran anlaşmayı kabul etmezse, çok daha yoğun bir bombardıman başlar” dedi

Anlaşmaya çok yakınlar
Yayınlama: 07.05.2026
0
A+
A-

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki Özgürlük Projesi’ne müzakerelere şans vermek amacıyla ara verdiğini açıklarken, iki ülkenin bir anlaşmaya varmak üzere olduğu öne sürülüyor.

Trump, önceki gün yaptığı açıklamada, “Pakistan ve diğer ülkelerin talebi üzerine, İran’a karşı yürüttüğümüz harekatta elde ettiğimiz muazzam askeri başarılar ve ayrıca İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiş olması dolayısıyla, abluka tam olarak yürürlükte kalmakla birlikte, (taraflar arası) anlaşmanın nihai hale getirilip imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi’nin kısa bir süreliğine durdurulmasına karşılıklı olarak karar verdik” demişti.

Tek sayfalık mutabakat

ABD basınına yansıyan haberlerde, iki ülkenin tek sayfalık mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu öne sürüldü. Axios’nun Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Washington, mutabakat zaptı imzalanması için İran’dan 48 saat içinde yanıt bekliyor. ABD’li iki yetkili, henüz herhangi bir şey üzerinde anlaşmaya varılmadığını ancak bu durumun savaşın başlamasından bu yana tarafların bir anlaşmaya en çok yaklaştığı nokta olduğunu belirtti.

14 maddelik ve tek sayfalık taslak mutabakat muhtırasındaki maddeler arasında, İran’ın nükleer zenginleştirme için moratoryum (geçici durdurma) taahhüdü karşılığında ABD’nin yaptırımları kaldırmayı ve dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran fonlarını serbest bırakmayı kabul ettiğine dair beyanı yer alıyor.

Haberde, mevcut haliyle mutabakat zaptının, bölgedeki savaşa son verilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın açılması, İran’ın nükleer programının sınırlandırılması ve ABD yaptırımlarının kaldırılması için ayrıntılı anlaşma üzerinde 30 günlük bir müzakere döneminin başlamasını öngördüğü aktarıldı. ABD’li bir yetkili, söz konusu 30 günlük müzakere dönemi süresince İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişine getirdiği kısıtlamaların ve ABD’nin deniz ablukasının kademeli olarak kaldırılacağını iddia etti.

Bazı kaynaklar, İran’ın nükleer programını askıya almayı öngören moratoryumun süresinin en az 12 yıl, bazıları da 15 yıl olabileceğini öne sürdü. Kaynaklara göre ABD, İran’ın zenginleştirme konusunda herhangi bir ihlalde bulunması durumunda moratoryumun uzatılmasını öngören bir madde eklemek istiyor. ABD’nin İran’dan BM müfettişleri tarafından yapılacak ani denetimler de dahil gelişmiş denetim rejimine uymayı taahhüt etmesini istediğini ifade ediliyor.

Anlaşmaya çok yakınlar

Tehdit etti

Öte yandan Trump dün yaptığı açıklamada ise “İran anlaşmayı kabul etmezse, çok daha yoğun bir bombardıman başlar” ifadelerini kullandı.

Trump, “İran’ın, üzerinde anlaşılanı vermeyi kabul edeceğini varsayarsak ki bu büyük bir varsayım olur, zaten efsanevi olan Destansı Öfke Operasyonu sonuna gelmiş olur. Son derece etkili abluka, Hürmüz Boğazı’nın İran dahil herkese açık olmasına olanak sağlayacak” ifadelerini kullandı. Trump, İran’ın kabul etmemesi halinde “bombardımanın başlayacağı” tehdidinde bulundu, “Maalesef bu (bombardıman) öncekinden çok daha yüksek düzeyde ve yoğunlukta olacak” dedi. Trump, New York Post gazetesine verdiği kısa röportajda ise, ne zaman İslamabad’daki yüz yüze müzakerelere dönülebileceği yönündeki soruya “Bence bunu yapacağız ama henüz çok erken” yanıtını verdi. ABD Başkanı, İran’ın kendileriyle anlaşmayı çok istediğini belirterek, “Son 24 saatte (İran’la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel” ifadelerini kullandı. Trump önceki gün “İran ile anlaşma yolunda büyük ilerleme var” diyerek Hürmüz’deki operasyona ara verildiğini duyurmuştu.

Yanıt verilmedi

Nitekim İran Devrim Muhafızları’ndan da olumlu sinyaller geldi. Devrim Muhafızları Donanması, “ABD’den gelen tehditlerin sona ermesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve istikrarlı geçişin sağlanabileceğini” açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmali Bekayi de, Washington’ın 14 maddelik barış teklifini ‘değerlendirdiklerini’ söyledi ve “İran, bunun ardından görüşlerini Pakistan tarafına iletecek” ifadelerini kullandı.

İran basını ise Tahran-Washington’un anlaşmaya yakın olduğunu iddia eden haberin doğru olmadığını ve İran’ın, “bazı kabul edilemez maddeler içeren” teklife henüz yanıt vermediğini bildirdi.

Fransız askeri gemileri yolda

Fransa ve İngiltere, küresel enerji ve ticaret akışının kilit noktası olan Hürmüz Boğazı’nda güvenliği sağlamak amacıyla çok uluslu bir deniz misyonu için hazırlıklarını hızlandırırken, Fransız Donanması’na bağlı nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle ve bağlı gemiler, Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’in güneyine doğru ilerlemeye başladı.

İki ülke öncülüğünde şekillenen plan, bölgedeki ticari gemi trafiğini korumayı ve olası tehditlere karşı hızlı müdahale kapasitesi oluşturmayı hedefliyor. Fransız Savunma Bakanlığı Charles de Gaulle uçak gemisi görev grubunun, Fransa ve İngiltere’nin yanı sıra farklı ülkelerin katılımıyla oluşturulması planlanan çok uluslu deniz güvenliği girişimine destek amacı taşıdığı ifade edildi.

CENTCOM: İran’a ait bir tankeri vurduk

Fransız nakliye şirketi CMA CGM’den yapılan açıklamada, şirkete ait olan ve Malta bandıralı San Antonio adlı konteyner gemisinin dün Hürmüz Boğazı’nda saldırıya uğradığı doğrulandı. Yaralananların tahliye edilerek tedavi altına alındığı bildirilirken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise, İran bandralı M/T Hasna adlı yüksüz petrol tankerine ABD ordusuna ait bir savaş uçağından ateş açıldığını bildirdi.

Çin devreye girecek mi?

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çeşitli ülkelerle diplomatik istişarelerin devamı kapsamında ziyarette bulunduğu Çin’in başkenti Pekin’de mevkidaşı Vang Yi ile görüştü. Çin’den “Hürmüz Boğazı acilen yeniden açılmalı” mesajı verilirken, Vang, “Gerilimleri azaltma çabalarımızı sürdürmeye hazırız. Tam bir ateşkesin sağlanması gerekli ve kaçınılmazdır. Bölge kritik bir dönüm noktasından geçiyor ve iki taraf arasında doğrudan görüşmeler şart” ifadelerini kullandı. Arakçi’nin daha sonra Suudi Arabistanlı mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile bir telefon görüşmesi de gerçekleştirdiği öğrenildi.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin’in Tahran ile yakın ilişkilerini kullanarak stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için devreye girmesi gerektiğini belirtti.

‘İran’da vurulmaya hazır hedeflerimiz var!’

Tahran ile Washington arasında anlaşma umudundan söz edilirken, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’den dikkat çekici bir açıklama geldi. Zamir, ABD ordusuyla iş birliği ve koordinasyon içerisinde olduklarını savunarak İran’da “vurulmaya hazır bir dizi hedefleri” olduğunu ileri sürdü. Zamir, üst düzey komutanlarla Lübnan’ın güneyinde işgal altındaki Hiyam beldesinde yaptığı durum değerlendirmesinin ardından, İran’a değindi, bu ülkeye yönelik saldırılara yeniden başlamak için yüksek alarm durumunda olduklarını savundu. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise ateşkesin ardından Lübnan’ın başkenti Beyrut’a ilk kez saldırı düzenlediklerini açıkladı. İsrail basını, saldırıda Hizbullah’a bağlı Rıdvan Güçleri’nin komutanı Malik Balut’un öldürüldüğünü iddia etti.

Anlaşmaya çok yakınlar

‘İran, açıklanandan daha çok ABD hedefi vurdu’

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta, İran’ın bölgedeki ABD askeri tesislerine ait en az 228 hedefi vurduğu ve hasara yol açtığı, bu sayının ABD hükümetinin daha önce açıkladığından çok daha yüksek olduğu öne sürüldü.

İran devletine bağlı medya kuruluşlarınca yayımlanan ve “Washington Post” gazetesi tarafından doğrulanan görüntülerin analizine dayanan haberde, “İran’ın hava saldırıları savaşın başlamasından bu yana Orta Doğu’daki ABD askeri tesislerinde en az 228 yapıyı veya ekipmanı hasara uğrattı veya imha etti” denildi. Haberde, “Hangarlar, kışlalar, yakıt depoları, uçaklar ve önemli radar, iletişim ve hava savunma ekipmanları, (İran tarafından) hedef alındı. Yıkımın boyutu, ABD hükümeti tarafından kamuoyuna açıklanandan veya daha önce bildirilenlerden çok daha büyük” ifadeleri kullanıldı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.