Ramazan’a sayılı günler kaldı. Ramazan’ın kendine özgü bir yaşam düzeni olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ömer Turan, sahuru ihmal etmeden, iftarda porsiyon kontrolüne dikkat ederek, yeterli su tüketimi ve düzenli yürüyüşle Ramazan’ı hem sağlıklı hem de dengeli geçirmenin mümkün olduğunu söyledi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Ömer Turan, yaklaşan Ramazan ayında doğru ve dengeli beslenme yöntemlerine ilişkin tavsiyelerde bulundu.
Ramazan ayında hayat akışı değişiyor
Ramazan ayının Müslümanların günün belirli saatlerinde oruç tutarak ruhen ve bedenen arınmayı amaçladıkları manevi bir ibadet dönemi olduğunu belirten Ömer Turan, “Normalde insanlar gündüz yemek yer ve çoğu sosyal aktiviteyi gündüz gerçekleştirirken Ramazan boyunca, coğrafi ve sosyoekonomik şartlara ve her ülkenin özel geleneklerine göre bu hayat akışı değişir. Dolayısıyla oruç tutan bir birey Ramazan’ın başında ve sonunda bir ay içinde iki kez hayatın gidişatına uyum sağlamaya çalışır. Bu açıdan Ramazan ayı, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanabilme açısından fırsata çevrilebilir. Enerji değeri yüksek ancak biyolojik kalitesi düşük besinlerin sıkça tüketildiği batı tipi beslenme örüntüsünden kaçınılarak bedenin gün boyunca ihtiyaç duyduğu sağlıklı besinlerin tercih edilmesiyle sağlığın ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amaçlanabilir” diye konuştu.
Ramazan’da sağlıklı beslenme alışkanlıkları sürdürülmeli
Ramazan’da çeşitli nedenlerle metabolizmanın yavaşlayabileceğini kaydeden Ömer Turan, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesinin bu nedenle önemli olduğunu söyledi:
“Uzun süreli açlık, düzensiz uyku, iftarda aşırı yemek ve sahuru atlamak gibi yanlış uygulamalar hem metabolizmayı yavaşlatabilir hem de kontrolsüz vücut ağırlık artışına neden olabilir. Öğün sayısı ve besinlerin termik etkisinin azalması, yetersiz protein ve su tüketimi, açlık-tokluk hormon dengesinin bozulması ve düşük fiziksel aktivite düzeyi metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilen diğer faktörlerdendir. Tüm bu nedenlerden dolayı Ramazan’da sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.”
Sahura kalkmamak kas kaybı riskini artırır
Sahura kalkmayıp yatmadan önce beslenmenin metabolizmanın yavaşlamasına neden olduğunu belirten Ömer Turan, “Ramazan’da vücut ağırlığı artışını önlemek amacıyla sahura kalkmayıp yatmadan hemen önce beslenmek, metabolizma ve vücut ağırlığı kontrolü açısından çoğu zaman beklenenin tersine bir etki gösterir. Gece geç saatlerde beslenmek, insülin salgısını artırır ve yüksek insülin fazla enerjiyi yağ olarak depolar. Ayrıca sahura kalkmamak, açlığın süresini uzatır ve kas kaybı riskini artırır bu durum metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir” uyarısında bulundu.
Sahur mutlaka yapılmalı, protein kaynakları tüketilmeli
Araştırma Görevlisi Ömer Turan, metabolizmanın yavaşlamasını önlemek ve kilo alımını önlemek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
İftar süresi 20-30 dakikaya yayılabilir
İftar ve sahur arasında 2,5 litre su tüketilmeli
Oruç tutan biri için doğru beslenme planı nasıl olmalıdır?
Ramazan’da sağlıklı ve dengeli bir beslenme planının uygulanabileceğini kaydeden Araştırma Görevlisi Ömer Turan, bu planı da şöyle anlattı:
Bilinçli tercihlerle metabolik sağlığınızı koruyun
Araştırma Görevlisi Ömer Turan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sahuru ihmal etmeden, iftarda porsiyon kontrolüne dikkat ederek, yeterli su tüketimi ve düzenli yürüyüşle Ramazan’ı hem sağlıklı hem de dengeli geçirmek mümkündür. Bilinçli tercihlerle hem metabolik sağlığımızı koruyabilir hem de Ramazan’ı bedenimiz için de berekete dönüştürebiliriz”.